jeneratör

Vişne çürüğü ruj sürmüştü..kalın ve yağlıydı ruju. Kasap tezgahında yeni doğranmış çiğeri andırıyordu. Mi jeneratör m bulandı. Altın Damlası kokuyordu teni. Bir şişe rakıyı bitirdiğin jeneratör alkol ancak kesiyordu Necmiye\’yi. İşte ancak o saat sarhoşlamaya başlıyor, dili peltekleşiyordu. Laf atıyordu sağa sola. Bileğin jeneratör taze jilet izleri..
Blömarin kolej önlüğünün göğüs kısmına bastırarak tuttuğu okul kitaplarıyla yokuştan rüzgar gibi iniyordu Aliki. Ben Orhan Günşiray’dım artık. Aliki hızla gibi koşuyordu ben jeneratör arkasından.. ılık ılık bir romantizm doluyordu içime.